Anasayfaya Dön
Bize Yazın
Video Galeri
Facebook
Twitter
Instagram

 
Akut Aort Diseksiyonunda Semptomlar, Belirti ve Bulgular

01.08.2017   1627
Facebook Paylaş
 
 
 


Özel Gaziantep Sevgi Hastanesi Doktorlarından Kalp ve Damar Cerrahisi Yard. Doç, Opr. Dr.İhsan ALUR Akut Aort Diseksiyonunda Semptomlar, Belirti ve Bulgular hakkında  okuyucularımızı bilgilendirdi.

 

Yazımıza başlamadan önce ‘semptom’ kelimesinden biraz bahsedelim. Semptom Fransızca kökenli bir kelime olup, ‘hastalık belirtisi’ demektir. Yani hastanın hastalığı ile ilgili ifade ettiği her bir durum tespiti semptomu oluşturur. Örneğin baş ağrısı, baş dönmesi, göğüs ağrısı, sırt ağrısı vb. bunların hepsi bireri ‘’semptom’’dur. Bir önceki yazımızda Akut Aort Diseksiyonunda (AAD), diseksiyonun tanımı, risk faktörleri ve patofizyolojik süreçlerden ve hastalığın gelişiminden bahsetmiştik. Bu yazıda ise AAD’nun semptomlarından bahsedeceğim.

 

Akut Aort Diseksiyonunda en sık görülen semptom, şiddetli sırt ve göğüs ağrısıdır. Bu ağrı çok rahatsız edici ve uyarıcı bir karekterdedir. Öyle ki hasta deyim yerinde ise göğsünün yırtılacak gibi olduğunu, göğüs boşluğunda yanma ve basınç hissi olduğunu, sırtında bıçak saplanmış gibi ağrı hissettiğini  ifade eder. Bir hastada böyle bir ağrı varsa bu bize AAD olabileceğini düşündürür. AAD’lu hastada bu şiddetli ağrıya bağlı çarpıntı, soğuk terleme, huzursuzluk, solunum güçlüğü ve sık nefes alma, ölüm korkusu, anksiyete (nedeni belli olmayan sıkıntı hissi) hali görülür. Bu hastalarda zaten var olan hipertansiyon tablosu da eşlik eder. Eğer diseksiyondan aort kapağı da etkilenmişse diyastolik (halk tabiri ile küçük tansiyon) düşer. Yine diseksiyona rüptür (damarın çatlaması veya yırtılmaya başlaması) eşlik ederse perikard (kalbin etrafını saran zar) boşluğuna kan (hematom) birikmeye başlar ve kalp tamponadı (kalp sıkışması) oluşur. Bu da çarpıntı (taşıkardi), düşük tansiyon (hipotansiyon), soğuk terleme, , huzursuzluk, solunum güçlüğü (dispne) ve sık nefes alma (hiperpne), ölüm korkusu (metu mortis), anksiyete (nedeni belli olmayan sıkıntı hissi) tablosu ile cereyan eder. AAD’da  diseksiyon aort arkus (aort yayı) dallarına doğru ilerlerse, beyne kan taşıyan karotis arterlerin ağızlarını tıkayabalir veya sıkıştırabilir. Bu durumda hasta felç (strok) geçirebilir, kollarını ya da bacaklarını oynatamayabilir, görme kaybı, konuşma bozukluğu gelişebilir. En ağır tablo ise yaygın beyin ödemi ve buna bağlı beyin doku ölümüdür. Bununla birlikte kollara giden atar damarlar etkilenebilir, kollarda nabız alınamayabilir nadir de olsa kolda ve elde değişik derecelerde dolaşım bozukluğu görülebilir.

 

Şayet diseksiyon inen aorttan aşağıya doğru ilerlerse karın içi organlara giden atar damarların ağzını sıkıştırabilir veya tıkayabilir. Bu da ‘malperfüzyon’ (Kusurlu,bozuk kanlanma) oluşabilir. Yani böbrekler etkilenirse idrar çıkışında azalma veya kesilme, barsaklar etkilenirse karın ağrısı, dışkılama ile ilgili problemler (barsak hareket bozuklukları), ileus (barsak tıkanmsı), bacaklara giden damarlar etkilenirse bacak ağrısı, soğukluk.morarma ve hatta bacak gangreni gelişebilir. Bu saydığımız durumların her biri bile tek başına hayatı tehdit eden klinik tablolardır. İşte değerli Sağlık Dünyası okuyucuları, AAD’unda bu tablolardan bir veya bir kaçının bir arada olduğunu düşündüğümüzde, durumun ciddiyetini sanırım anlamışsınızdır. 

AAD aslında klinik bir sendrom olarak da düşünülebilir. Bu sendromun en can alıcı özelliği, ani başlangıçlı olması, hızlı seyretmesi ve vücudun en merkezi organı olan ‘kalbi’ kuşatması ve çalıştıramaz (shut down) hale getirmesidir. 

 

Peki, AAD başka hastalıklarla karışır mı veya hangi hastalıklarla karışabilir? diye sorulabilir. Göğüs ve sırt ağrısının en sık nedeni kalp krizidir. Ama çoğu zaman kalp ağrısı birden bire ve çok şiddetli olarak başlamaz. Aksine, sinsi bir başlangıçtan sonra ağrının şiddeti giderek artar. Büyük kalp krizlerinde şok tablosu görülse de çoğu zaman böyle bir tablo ilk dakikalarda ortaya çıkmaz.  AAD, en sık akut miyokard enfarktüsü (kalp krizi) ile karışır. Yukarıda saydığımız semptomların çoğu kalp krizi geçiren hastalarda da görülür. Bu çok önemli bir sorundur. Çünkü bu iki hastalığın (yani Akut Aort Diseksiyonu ve akut miyokard enfarktüsü) tedavisi birbirinden oldukça farklıdır. Mesela akut miyokard enfarktüsü tanısı konan bir hastaya antikoagülan (pıhtı önleyici), antiagregan (pıhtılaşma hücre engelleyici) ve trombolitik (pıhtı eritici) tedavi verilir. Ancak bu tedaviler AAD’da kontrendikedir (sakıncalı, mahsurlu). Yani AAD’lu hastaya antikoagülan (pıhtı önleyici), antiagregan (pıhtılaşma hücre engelleyici) ve trombolitik (pıhtı eritici) tedavi verirseniz, bu da hastalığın ilerlemesine ve damarın yırtılmasına ve iç kanamaya neden olacaktır. Şiddetli göğüs ağrısı, akciğere giden büyük atardamarın pıhtıyla tıkanmasında görülebilir. Ani nefes darlığı ve göğüs ağrısıyla yere yıkılan bir hastada ilk akla gelmesi gereken tanılardan biri budur. Bir diğer düşünülmesi gereken tanı da mide veya bağırsakların delinmesi sonucu ortaya çıkan durumdur. Kısaca şöyle özetlenebilir. AAD’nun yukarıda saydığımız semptomların bir veya bir kaçı bir çok hastalıkta görülebileceğinden çok dikkatli olmak gerekir.                         

AAD tanısı nasıl konur? AAD tanısı Kontrastlı (ilaçlı) Torakoabdominal BT anjiyografi görüntüleme ile konur. Kontrastlı (ilaçlı) Torakoabdominal BT anjiyografi altın standart bir yöntemdir. Diseksiyon flebinin başladığı ve bittiği yeri, diseksiyonun hangi tipi olduğunu, intimal yırtıkları, yan dal tutulumlarını, entry ve re-entry akımları, anevrizmatik genişlemeyi, anevrizmanın çapını, kalp tamponadı olup olmadığını, plevral efüzyonu ve daha bir çok bulguyu ortaya koyar. 






5 yaşındaki kız çocuğuna cinse...

Gaziantep’te iş adamlarına FET...

Kryolan Gaziantep’te açıldı......

Bakan Gül’den Afrin Gazilerin...

Güzellik Sırlarımızda Bağırsa...

Efsane doktor 'Kolsuz Agop' ha...

İki yeni uzmanlık geliyor...

Gaziantep'te otomobile silahlı...

Ali UZUNASLAN vefat etmiştir...

En karizmatik fotoğrafım!...

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ÖZEL İNDİ...

ARİŞ PIRLANTA İLE ANLAT ONA Hİ...

Sevgililer Gününe Özel İNDİRİ...

HEMATOLOJİ(Erişkin) BÖLÜMÜ HİZ...

Hekimlerin Malpraktis (Tıbbi K...