Anasayfaya Dön
Bize Yazın
Video Galeri
Facebook
Twitter
Instagram

 
Şeker hastalığından ameliyat ile kurtulabilirsiniz.

02.01.2018   483
Facebook Paylaş
 
 
 


NCR İnternational Hospital Genel Cerrahi uzmanı ve Gaziantep’in önde gelen diyabet ve obezite cerrahlarından Doç. Dr. Mehmet Kaplan, günümüzde Tip-2 diyabetin kesin tedavisine en yakın seçeneğin barsak ameliyatı olduğunu söyledi.

Uluslar arası diyabet kılavuzlarına göre vücut kitle indeksi 30’un üstünde olan Tip-2 şeker hastalarının bu ameliyatlar için uygun olduğu bilinmesine rağmen, bu kriterleri taşıyan hastaların değişik nedenlerle sadece %1’den az kısmı ameliyat ile tedavi olma şansını yakalayabilmektedir.  

 

İnsanlar hala farkında değiller

Doç.Dr. Mehmet Kaplan, mide ve barsak ameliyatlarının Tip-2 diyabet üzerine olan etkilerini yaklaşık 12 yıldır araştırıyor. Gazetemize verdiği demeçte “bu ameliyatlar hayat kurtarmasına rağmen, insanlar hala bunun farkında değiller” dedi. “Karşımızdaki en büyük engel özellikle şişmanlık ile ilgili yanlış düşüncelerdir. Halkın büyük çoğunluğu bu ameliyatların estetik ameliyat olduğuna inanıyor ve ne yazık ki birçok hekim de aynı şekilde düşünüyor”.   

 

Tip-2 diyabet tedavisinde çığır açan keşif

Doç. Dr. Mehmet Kaplan: “Mide veya barsağın değişime uğratıldığı bu ameliyatlarla insanların sadece kilo vermesine yardımcı olmuyoruz, aynı zamanda insulin üretimini düzenleyen barsak hormonlarını da değiştiriyoruz, böylece Tip-2 diyabetin de düzelmesini sağlıyoruz” dedi. 

“Bu ameliyatı olan Tip-2 diyabetlilerin %60’dan fazlası, tamamen iyileşerek diyabetsiz hayatın keyfini çıkarırken, geriye kalan %40’lık bir kesimde de büyük bir iyileşme kaydedildiğini belirtti. Ancak bilim asla durmuyor, sürekli daha iyi ve daha etkili tedaviler araştırılıyor. Bu sayede yan etkileri ve riskleri daha düşük yeni nesil ameliyatlar sayesinde bu iyileşme oranları her geçen gün daha da artıyor. Bu nedenle birçok otorite, Tip-2 şeker hastalığının tedavisinde insulinin keşfinden sonraki en önemli buluşun diyabet ameliyatları olduğunu düşünüyor. 

 

Ameliyat şeker hastalığını nasıl düzeltiyor?

Tip-2 şeker hastalığı için yapılan ameliyatlara metabolik cerrahi adını veriliyor ve her hastanın tıbbi özelliklerine uygun birçok ameliyat seçeneği bulunuyor. Bu ameliyatların ortak özelliği midenin küçültülmesi ve ince barsaklarda yer değiştirme yapılmasıdır. Böylece acıkma hissi azalır, daha az yiyecek sindirilirken daha fazla tokluk hissi olur. En önemlisi de insulinin vucut tarafından etkili şekilde kullanılabilmesini sağlayan barsak hormonları devreye girer. Ayrıca safra asitleri ve barsak florasındaki değişiklikler de kan şekerinin düzelmesine katkıda bulunur. “Bu nedenle, diyete ve ilaçlara cevap vermeyen Tip-2 şeker hastalarına bu ameliyatların mutlaka standart bir tedavi seçeneği olarak sunulması gerekiyor.

Güneydoğu Anadolu bölgesindeki Romatizmal Kapak Hastalıklarının Genetik Haritası Çıkarıldı.

 

17 yıldır Gaziantep’te görev yapan, NCR İnternational Hospital Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Davutoğlu başkanlığındaki araştırma ekibi (Dr. Süleyman Ercan, Dr. Serdar Öztuzcu) TÜBİTAK’ın da desteği ile Romatizmal Kapak Hastalıklarının mikro RNA Gen haritasını çıkardı.

Yapılan çalışmada hastalığın genetik arkaplanı detaylı olarak ortaya konuldu ve erken yaşlarda tespit edilen Romatizmal Kapak Hastalıklarının ilerleyen yaşlarda nasıl seyredeceği bilinir hale geldi.

Çalışma, Avrupa’nın en prestijli kongresi olarak kabul edilen European Heart Association’da 2017 yılında tebliğ olarak kabul edilen projeler arasına girdi. Çalışmayı yürüten Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Davutoğlu, romatizmal kapak hastalıklarının Dünya genelinde ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde de iş gücü kaybına neden olduğunu, sağlık harcamalarını artırdığını ve ölümle sonuçlanacak sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına neden olduğunu bildirdi. Günümüzde, hastalık ortaya çıktıktan sonra çeşitli tedavi seçeneklerinin bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Davutoğlu, yaptıkları çalışmanın bu alandaki koruyucu hekimlik çalışmaları açısından ışık tutucu özellikte olduğunu ve hastalığın oluşmasının önüne geçme amacına hizmet edeceğinin altını çizdi. 

Prof. Dr. Vedat Davutoğlu şöyle konuştu:  Bu çalışmaların, Türkiye’de TÜBİTAK destekli yapılması Ülkemiz adına gurur vericidir. Çalışmamız bu alandaki ileri çalışmalar için öncü çalışmadır. Yurt dışında bu çalışmamıza büyük bir ilgi var. Nitekim Dünya’nın en prestijli kongresinde tebliğ alarak kabul edildi. Yeni bir biyolojik belirteç ve hastalığın ciddiyetini belirleme anlamında kritik önemi büyüktür.”

Araştırma ekibi, hastalığın şiddeti ile sosyal ve ekonomik yaşantı arasındaki ilişkiye da mercek altına aldı.

Romatizmal Kalp Hastalığı bulunan 581 hastanın detaylı ekokardiyografik incelemesini yaptıktan sonra sosyolojik özellikleri de araştırıldı.

Ortaya çıkan bulgulara göre; Romatizmal kalp hastalığının orta ve şiddetli formları en çok 30-39 yaş aralığında görülüyor.

Çalışma bulgularına göre; düşük eğitim durumu, ev hanımı kadın, kırsal alanda ikamet ve düşük hane halkı hijyeni ile Romatizmal Kalp Hastalığının şiddeti arasında anlamlı bir ilişki bulunuyor.

Endemik bölge olarak kabul edilen Güneydoğu Anadolu Bölgesinde Romatizmal Kalp Hastalığının etkilerini azaltmak için küresel sağlık stratejisine uygun, spesifik sosyolojik ve eğitim programlarının teşvik edilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çekiliyor.







KÖTÜ UYGULAMA SİGORTANIZI DEVA...

ÇOCUKLARI EĞLENDİREN UYGULAMA...

VEREMSİZ BİR TÜRKİYE...

Uzm.Dr. Mehmet Şenol Vefat e...

Prof. Dr. Avni Gökalp ‘ın anne...

Isparta'da askeri eğitim uçağı...

DİŞHEKİMİ MİKAİL ÖZMARTI'NIN ...

ÇOK ACI KAYIP......

Ecz. İrfan Karakullukçu’nun ...

Dr. Mehmet Tamer TUNCER’in A...

Kapatılan Zirve Üniversitesi T...

Abdurrahim KİREMİTÇİ vefat etm...

YENİ KHK BU SABAH YAYINLANDI! ...

SURİYELİ HASTALARDAN ONAM NASI...

Spinal Müsküler Atrofi (SMA)...