Anasayfaya Dön
Bize Yazın
Video Galeri
Facebook
Twitter
Instagram

 
İş akdini haksız fesheden doktor tazminat ödemeli

09.12.2017   1280
Facebook Paylaş
 
 
 


Hekimlerin Özel Hastaneler ile çalışmasından dolayı farklı özellikleri vardır.Her ne kadar işçi statüsünde çalışsalar dahi İşçinin tanımında İşverenin emir ve kontrolü altındadır cümlesi hekimin özelliği göz önüne alındığında buna uymamaktadır.Hekimler bağımsız kendi tedavi kararını kendisi veren çalışan konumundadır.Özel hastanelerde çalışan doktorlarla hastaneler arasındaki hizmet ilişkisi niteliği itibari ile diğer hizmet sözleşmelerinden farklılık göstermektedir. Bu nedenle iş hukuku alanında geliştirilen yüksek yargı içtihatlarının özel hastane-doktor ilişkisine tatbiki her zaman mümkün olmamaktadır. Bu bakımdan Yargıtay’ın genel anlamda iş ilişkilerinde geliştirdiği, bilhassa da işçiler lehine olan içtihatların özel hastanelerde çalışan doktorlar bakımından her koşulda geçerli olmayacağının bilinmesinde yarar bulunmaktadır.

Bir süre önce, bir özel hastane ile doktor arasında yapılan belirli süreli iş sözleşmesinden kaynaklanan bir ihtilafta, Yargıtay, önceki içtihadından dönen bir karar vermiştir. özel hastanelerle doktorlar arasında yapılan belirli süreli iş akitleri ele alacağız.

Son çıkan Torba Yasa ile beraber sadece hekimlere Fatura karşılığında 5510 Sayılı Yasaya göre 4-B li yani eski adıyla Bağ-Kur’lu olarak çalışma hakkı verilmesine rağmen ülkemizde hala hekimlerin büyük bir bölümü 4-A lı yani eski adıyla SSK lı olarak çalışmaktadırlar. Bu nedenlebu bir sözleşme esasına dayanması gereken  durumdur. Burada İş sözleşmelerinde Belirli Süreli İş Sözleşmesi ve belirsiz süreli iş sözleşmesinden bahsetmekte yarar vardır.Mesela bir Doktor Hamile ve 4 ay işe gelemeyecek siz bunun yerine sadece 4 ay için bir Hekimle anlaşır eski hekim geldiğinde iş süresi bitecekse bu tür sözleşmelere Belirli Süreli İş Sözleşmeleri denir ve burada tazminat yükümlülüğü olmaz ancak bu 4 aylık süreyi arka arkaya uzattığımızda bu sözleşme artık Belirli Süreli İş Sözleşmesi değil Belirsiz Süreli İş Sözleşmesidir ve tazminatı hak eder.Bu çok uzun bir süreyi kapsayamaz o zaman belirsiz süreli iş sözleşmesi sıfatını alır. Belirli süreli İş Sözleşmelerini Kısmi Zamanlı İş sözleşmeleri ile(Part-Time) karıştırmamak gerekir.

Gerçekten de son yıllarda özellikle de doğu ve güneydoğu bölgemizde faaliyet gösteren özel hastanelerle doktorlar arasında yaygın bir biçimde belirli süreli hizmet sözleşmelerinin kurulduğu görülmektedir. Belirli süreli sözleşmelerde, iş ilişkisi bir süreye (bir yıl gibi) bağlı olarak kurulmaktadır.

Esasen önceki iş kanunu döneminde geliştirilen içtihatta, Yargıtay, hemşireler ve doktorlar ile özel hastaneler arasında kurulan iş sözleşmelerinin belirli süreli iş sözleşmesi şeklinde yapılabileceğine karar veriyordu. İçtihadın gerekçesi ise bu meslek mensuplarında istihdamın zor olmasıydı.

Ancak yeni İş Kanununda belirli süreli iş sözleşmeleri, belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak yapılabilmektedir. Bu nedenle yeni İş Kanunu ile önceki içtihat değişmiştir.

Nitekim Yargıtay özel hastanenin acil servisinde pratisyen hekim olarak görev yapan doktor ile hastane arasında, anestezi uzmanı hekim ile özel hastane arasında, özel tıp merkezinde çalışan hemşire ile tıp merkezi arasında, çocuk sağlığı ve hastalıkları ve göz hastalıkları uzmanı ile özel hastane arasında belirli süreli iş sözleşmesi yapılamayacağına karar vermişti.

Ancak yakın zamanda verilen bir Yargıtay kararında bu içtihattan dönüldüğü görülmektedir. Bu kararda Yargıtay Uzman Doktorun özel hastane ile belirli süreli iş sözleşmesi yapmasını hukuka uygun saymıştır. Kararda gerekçe bildirilmemiştir. Ancak bu yaklaşım, önceki yıllarda istihdamı zor olan meslek mensupları için belirli süreli hizmet akitlerinin yapılmasına cevaz veren içtihada paraleldir.

Yine Yüksek Mahkeme taraflar arasında belirli süreli iş sözleşmesinin süre bitimden önce haklı sebep olmadan doktor tarafından feshi durumunda hastanenin maddi tazminat talep edebileceğine hükmetmiştir. Bahsedilen somut olayda hekim özel hastaneye tazminat ödemeye mahkum edilmiştir. Bu bakımdan belirli süreli iş sözleşmesinin hukuka uygun sayılabileceği hallerde doktorların iş akdini süresinden önce feshetmelerinin sakıncaları bulunduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle hekimlerin bu konuda sözleşmeleri ile ilgili değişiklik yapmak istediklerinde mutlaka hukuki bir yardım almaları gerekmektedir. Yoksa altından kalkamayacakları tazminat yükü ile karşı karşıya kalabilirler. Hele de Avukat sayısının çığ gibi arttığı ülkemizde Avukatlar kendilerine yeni alanlar aramaktayken...

 

Sorularınız için 

Whatsapp:  0532.254 03 59 

sedefkarsedef@yahoo.com






KÖTÜ UYGULAMA SİGORTANIZI DEVA...

ÇOCUKLARI EĞLENDİREN UYGULAMA...

VEREMSİZ BİR TÜRKİYE...

Uzm.Dr. Mehmet Şenol Vefat e...

Prof. Dr. Avni Gökalp ‘ın anne...

Isparta'da askeri eğitim uçağı...

DİŞHEKİMİ MİKAİL ÖZMARTI'NIN ...

ÇOK ACI KAYIP......

Ecz. İrfan Karakullukçu’nun ...

Dr. Mehmet Tamer TUNCER’in A...

Kapatılan Zirve Üniversitesi T...

Abdurrahim KİREMİTÇİ vefat etm...

YENİ KHK BU SABAH YAYINLANDI! ...

SURİYELİ HASTALARDAN ONAM NASI...

Spinal Müsküler Atrofi (SMA)...