Anasayfaya Dön
Bize Yazın
Video Galeri
Facebook
Twitter
Instagram

 
Gözlerin Sinsi Düşmanı Glokom

23.08.2017   1397
Facebook Paylaş
 
 
 


Doç. Dr. Seydi Okumuş: “Belirtisi bulunmayan glokom hastalığına karşı en etkili teşhis yöntemi, düzenli göz muayeneleri”

Halk arasında Göz Tansiyonu ve Karasu Hastalığı adlarıyla bilinen glokom, görmeyi sağlayan sinirlerin yükselen göz içi basıncı sebebiyle zarar görmesiyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Zamanla gittikçe daralan görme alanı dışında, fark edilmesini sağlayan bir belirtisi bulunmayan glokom rahatsızlığının ilerlemesi halinde ciddi görme kaybına yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Seydi Okumuş, erken muayenenin önemine ve bu sinsi hastalığa dair bilgiler paylaşıyor.

Belirtiler fark edilemeyebilir

Her 100 kişiden birinde görülen ve tüm körlüklerin %30’undan sorumlu olan glokom rahatsızlığı ile ilgili önemli bilgiler paylaşan Dünyagöz Gaziantep’ten Doç. Dr. Seydi Okumuş, “Görmeden sorumlu sinirlerin göz içi basıncı sebebiyle zarar görmesi ile oluşan glokom hastalığı, kendisine özgün bir belirtisi olmaması sebebiyle en sinsi göz hastalıklarının başında geliyor. Fark edilmesi oldukça zor olan bu hastalığın zaman içinde oluşan en önemli belirtisi, görüş alanının dış kesimlerinde yavaş yavaş kararmadır. Bu kararma belirli bir seviyeye ulaşmadan hastalar rahatsızlıktan haberdar olamıyorlar. Glokomun erken safhalarda teşhis edilmesi için, hastaların düzenli olarak göz muayenelerini gerçekleştirmeleri büyük bir önem taşıyor. Çünkü hastalığın başka bir şekilde tespit edilmesi mümkün değil” diyor.

Risk grupları dikkatli olmalı

Glokom hastalığı riski taşıyan ve bu hastalığa özellikle dikkat etmesi gereken gruplar hakkında açıklamalar yapan Doç. Dr. Seydi Okumuş, “Glokomda en önemli risk faktörleri arasında genetik yatkınlık bulunuyor. Bunun anlamı, eğer hastanın ailesinde daha önce glokom rahatsızlığına sahip bireyler varsa, bu kişilerin daha dikkatli olmaları ve rutin göz muayenelerini de ihmal etmemeleri çok önemli. 40 yaş üzerinde görülmeye başlanan glokom hastalığı ile, 75 yaş üzerindeki hastalarda çok daha sıklıkla karşılaşılabiliyor. Görme kusurları ve diyabet rahatsızlığı glokomu tetikleyebilecek faktörler arasında. Aynı zamanda çok nadir olsa dahi, gözün gelişiminde sorunlar yaşanan çocuk ve bebeklerde de ortaya çıkabiliyor” şeklinde konuşuyor.

Teşhis ve tedavi yöntemleri

Glokomun açık açılı ve dar açılı olmak üzere iki türü olduğunu belirten Doç. Dr. Okumuş, “Her iki türü de erken teşhis ve tedavi uygulamaları yapılmadıkça körlüğe kadar gidebilecek ciddi görme kayıplarına yol açabilir. Görme alanında glokoma bağlı ciddi bir kayıp olmadıkça, hasta bu kayıpların farkına varmaz ve bu sebepten dolayı düzenli göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi gereklidir. Tanı aşamasına göz içi basınç, kornea kalınlığı, bilgisayarlı görme alanı ve optik sinir başı ve lifi ölçümleri gerçekleştirilir. Detaylı bir göz muayenesinde gerçekleştirilen bu ölçümler sayesinde, erken tanı koyularak ileri dönemlerde yaşanabilecek ciddi görme kayıplarının önüne geçilmesi mümkün. Glokom tedavisinde ise üç yol mevcuttur. İlaç kullanımı bu yöntemlerin ilkidir. Göz sıvısının üretimini kısıtlayan veya çıkışını arttırarak düşüren bu ilaçlar, belli aralıklarla alınır ve hayat boyu kullanılır. Ancak ilaç ile göz tansiyonu düşmeyen hastalara, cerrahi veya lazer tedavi yöntemleri uygulanır. Her iki tedavi yöntemiyle de başarılı sonuçlar elde etmek mümkün” diyerek sözlerini tamamlıyor.

 

Dünyagöz Hastaneler Grubu Hakkında: 1996 yılında hizmet vermeye başlayan Dünyagöz, gözün tüm branşlarında ve en gelişmiş teknolojilerle sunduğu yüzlerce farklı tedavi yöntemiyle göz ve göz çevresi sağlığına dair sorunlara çözüm getiriyor. Ülkemizde branş hastaneciliği ile yeni bir dönem başlatan Dünyagöz Hastaneler Grubu, günde 8.000 poliklinik ve 1.000 ameliyat kapasitesiyle yurt içi ve yurt dışında toplam 25 ayrı noktada ilkeli sağlık hizmeti veriyor. Dünyagöz; sürekli yenilenen eksiksiz teknolojisi, öğretim üyesi ve uzman doktorlardan oluşan 300 kişilik deneyimli medikal kadrosu, 2500’e yakın personeli ve çağdaş yönetim anlayışıyla kısa sürede dünyanın sayılı merkezleri arasında yerini aldı. Türkiye çapında İstanbul, Ankara, Antalya, İzmit, Adana, Samsun, Tekirdağ, Bursa, Konya, Sakarya ve Gaziantep’te olmak üzere 11 ayrı ilde 20 şube ve yurt dışında Almanya’nın Frankfurt ve Köln, Gürcintan’ın Tiflis, Azerbaycan’ın Bakü ve Hollanda’nın Amsterdam şehirlerinde olmak üzere 5 ayrı noktada hizmet veren Dünyagöz Hastaneler Grubu, Türkiye’nin Avrupa’daki ilk ve en büyük yatırımını Almanya’nın Frankfurt kentinde gerçekleştirdi. Yatırımlarına aynı hızla devam edecek olup 2017’de İzmir’deki yeni merkez ile birlikte daha geniş bir coğrafyaya yayılmayı hedefleyen grup, Türkiye’de sağlık turizminin öncülüğünü üstlenerek dünyanın 107 ayrı yabancı ülkesinden yılda yaklaşık 96 bin hastaya hizmet veriyor.






KÖTÜ UYGULAMA SİGORTANIZI DEVA...

ÇOCUKLARI EĞLENDİREN UYGULAMA...

VEREMSİZ BİR TÜRKİYE...

Uzm.Dr. Mehmet Şenol Vefat e...

Prof. Dr. Avni Gökalp ‘ın anne...

Isparta'da askeri eğitim uçağı...

DİŞHEKİMİ MİKAİL ÖZMARTI'NIN ...

ÇOK ACI KAYIP......

Ecz. İrfan Karakullukçu’nun ...

Dr. Mehmet Tamer TUNCER’in A...

Kapatılan Zirve Üniversitesi T...

Abdurrahim KİREMİTÇİ vefat etm...

YENİ KHK BU SABAH YAYINLANDI! ...

SURİYELİ HASTALARDAN ONAM NASI...

Spinal Müsküler Atrofi (SMA)...