Fazla tuz tüketimi, aşırı alkol ve stresli yaşam kaynaklı olarak ortaya çıkan hipertansiyonla ilgili açıklamalarda bulunan Özel Gaziantep Sevgi hastanesi doktorlarından Dahiliye Uzmanı Dr.Burak Can’’ Dünyadaki erişkin nüfusun yüzde 26’sının hipertansiyon hastası olduğunu kaydederek, “Hipertansiyondan korunmak için yaşam tarzınızı değiştirin’’ O sizi öldürmeden siz onu öldürün dedi.
Bu yazıda sessiz katil olarak da adlandırılan hipertansiyon hastalığından, ilaç dışı tedavi yöntemlerinden ve tedavi edilmemesi durumunda oluşabilecek sorunlardan bahsedeceğim.Hipertansiyon hastalarının çoğunda tansiyon yüksekliğine bir sebep bulunamazken, hastaların %10 kadarında ikincil bir sebebe bağlı (sekonder) tansiyon yüksekliği saptanır. Sekonder hipertansiyonda altta yatan neden düzeltilebilirse tansiyon da düzelir. Dr.Burak Can;Hipertansiyon sebep olduğu felç, böbrek yetmezliği, görme kaybı, kalp - damar hastalıkları nedeniyle ölüm ve sakatlıklara sebep olduğunu sözlerine ekledi.
Hipertansiyonda başlıca şikayetler ; Ense ve başın arka bölümünde hissedilen baş ağrısı, kulak çınlaması,baş dönmesi, sersemlik hissi, burun kanaması, konsantrasyon kaybıdır. Ancak hastaların çoğunun şikayeti yoktur ya da şikayetleri önemsemezler. Hastalık çok fazla şikayete neden olmadığı için tanısı geciken ya da tedavisi aksayan hastalarda komplikasyonlar gelişebilmektedir.
NEDENLER:
1- Genetik faktörler ve yaş
2- Çocukluktan gelen faktörler:
Obezite, düşük doğum ağırlığı, fiziksel hareket azlığı, çocukken de tansiyonun yüksek olması.
3- Çevresel faktörler: Diyet, fiziksel aktivite durumu, sigara - alkol tüketimi ve stres hipertansiyon ile ilişkilidir. Obezite ve fazla tuz tüketimi tansiyonu yükseltirken, tam tersine potasyum, kalsiyum, magnezyum, protein, lifli gıda ve balıktan yetersiz tüketilmesi tansiyonu yükseltir. Bağırsak mikrobiotasının da hipertansiyon ile ilişkili olduğu saptanmıştır.
Sekonder Hipertansiyon: Bu tip hipertansiyonda tansiyon yüksekliği kalp yada başka bir organdaki bozukluğa bağlı olarak gelişmiştir. Altta yatan sebep düzeltilirse hipertansiyon da tedavi edilmiş olur.
KİMLERDE SEKONDER HİPERTANSİYON DÜŞÜNÜLÜR:
1- Tedaviye dirençli hipertansiyon
2- Ani başlangıçlı hipertansiyon
3- 30 yaşından önce hipertansiyon gelişmesi.
4- Önceden kontrol altına alınmış tansiyonda yeni gelişen yükselme
5- Tansiyonun giderek yükselmesi / malign hipertansiyon
6- Yaşlı bireylerde ( 65 yaş ve üstü) yeni gelişen diyastolik hipertansiyon ( küçük tansiyonun yükselmesi)
7- Bir maddeyle uyarılmadan gelişen / kendiliğinden gelişen hipokalemi (potasyum düşüklüğü)
Sekonder hipertansiyon nedenleri içinde en sık saptanan nedenler renovasküler (böbrek - damar ilişkili) hipertansiyon , obstrüktif uyku apne sendromu ve primer hiperaldosteronizm ( aldosteron hormonyüksekliğidir.
HİPERTANSİYONDA İLAÇ DIŞI ÖNLEME VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ:
Yaşam tarzı değişikliği hipertansiyonda tedavinin ilk basamağıdır. Gerekli tedbirleri almanız daha az ilaç kullanmanızı ya da ilacı bırakmanızı sağlayabilir. Genetik yapınızı, yaşınızı değiştiremezsiniz ancak beslenme değişikliği ve egzersizle tansiyonunuzda düşüş sağlanabilir. Hipertansiyonu olan erişkinlerde tuz alımını kısıtlamak (günde 1 g) sistolik kan basıncını (büyük tansiyon) ortalama 3 mmHg düşürmektedir. Diğer yaşam tarzı değişikliklerini de yapması durumunda ilaç tedavisini kesen hastalar mevcuttur. Potasyumdan zengin beslenmek tansiyon değerini düşürmektedir. 1380 mg (60 mmol) potasyum verilen hastalarda tansiyon 4-5 mmHg düştüğü gözlenmiştir. Meyve, sebze, kuruyemişler, balık – et ve soya ürünleri uygun potasyum kaynaklarıdır. Egzersiz yapmanın faydası birçok çalışmada gösterilmiştir. Dinamik aerobik egzersiz, dinamik rezistan egzersiz ve statik izometrik egzersizlerin hepsi kan basıncını düşürmede faydalıdır. Sistolik tansiyonda 5- 8 mmHg düşüş sağlar. Araştırmalarda alkol tüketimi ile hipertansiyon arasında ilişki olduğu saptanmıştır. Alkol tüketimini azaltan hastalarda büyük ve küçük tansiyonunda 5.5/4 mmHg düşüş saptanmıştır.Tabi bu durum alınan alkol miktarıyla da ilişkilidir.
KOMPLİKASYONLAR !!!
Tansiyonunuz yüksek olduğu halde günlük hayatınızı etkilemiyor olabilir. Ancak unutulmamalı ki atardamarların sürekli yüksek basınca maruz kalması ve kalbin yüksek basınçla çalışması yıllar sonra size ağır bedeller ödetebilir. Sakat kalmanıza hatta ölümünüze sebep olabilir. Kronik hastalıklardaki tedavilerin hedefi yıllar sonra gelişebilecek istenmeyen durumları engellemektir. Hipertansiyon felç riskini yedi kat, kalp yetmezliği riskini altı kat, kalp – damar hastalığı riskini dört kat arttırmaktadır. Tedavi ile tansiyon değerlerindeki düşmeler bu hastalık risklerini belirgin olarak azalmaktadır.
Hipertansiyonun komplikasyonları:
– Kalp krizi
– İnme (Felç)
– Kalp yetmezliği
– Böbrek yetmezliği
– Göz (retina) hasarı – görme kaybı
– Demans (bunama)
– Metabolik sendrom
Görüldüğü gibi hipertansiyon yol açtığı hastalıklar hesaba katılınca hafife alınamayacak bir hastalık.
Sağlık merkezlerinde doktorunuzun tavsiye edeceği aralıklarla tansiyon ölçümü sizi yıllar sonra geçirebileceğiniz felç – kalp krizi gibi hastalıklardan koruyabilir. Tanısı kolay, tedavisi mümkün olan bu hastalık için kontrol yaptırmayı ihmal etmeyiniz.
|